16 Şubat 2009 Pazartesi

Biraz da Magazin ( Her Taraf Kar)

Tarihi ayarlamayı unuttuğum için bugün çektiğim fotografların tarihleri yanlış çıkmış.
Pazar günü akşama kadar yağan kar bugün okulları tatil etmeye yetti. Öyle olunca biz de evde canı sıkılan öğretmen arkadaşlarımızla öğle arası biraz yürüdük.
Yol boyunca da güzel Ayvalıpınar'ın farklı yerlerinden karın güzelliklerini çektik.













23 Ocak 2009 Cuma

Meyveli Kek


Başlık bana ait değil. Fotografları telefonuyla çeken müstakbel arıcı Enver Bey'e ait. Geçen çarşamba mesai bitimine az bir süre kala Hacı Amca telefon etti. Yarın ben arılara kek vermeye gideceğim. Bana bir kek yapalım dedi. Biz de Enver Bey ile nasıl olsa saat beşe geliyor dedik. Yolu ele aldık.
Kasabanın fırınında kek karılmaya başlandı. Kek karılırken kekin bu mevsimde zararlı olacağını söylüyoruz. Hacı Amca yok yok zararı olmaz diyor. Dururken vitamin çıkardı. Ya daha erken şimdi vitamin verme diyordik ki, antibiyotik de çıkardı. Buna gerek yor diyoruz. Anlatmaya çalışıyoruz. 
Hacı Amca: Birşey olmaz bunu koyunca yavru çürüklüğü olmaz diyor. 
Biz: Sen hastalanmadan antibiyotik atar mısın diyerek anlatmaya çalışıyoruz. 
Hatta şimdi kullanmanın hastalık anında tedaviyi zorlaştıracağından bahsediyoruz. 
Hacı Amca bize golü atıyor. Siz okusanız da biz tecrübeliyiz biz biliriz diyor.
Ondan olsa gerek meyveli kek başlığı. Vitaminli, antibiyotikli her derde deva bir kek yapıyoruz. Allı güllü. Renkli
Kek karma işi bitti. Poşetlere konulacak. Herkes kaşık arıyor. Yok öyle olmaz böyle olur diyoruz. Elimizle poşetlere dolduruyoruz. İş bitti bitecek telefon çalıyor. Her zaman böyle olur. Aslında iş yaparken telefonu kapatacaksın diyoruz ve telefona bakmıyoruz. 
Biz açmayınca Enver Beyin telefonu çaldı. 
Final burası:Okuldan arıyorlar



Kaymakam gelmiş. Bizi bekliyormuş.  Kaymakam Bey fazla kalmadı. Az daha kalsa onu da arıcı yapacaktık. Bir arıcı arkadaşa kek için yardıma gitmiştik dedik. Arı keki mi diye sordu. Anladık kaymakam arıcılığa yabancı degil. 

18 Ocak 2009 Pazar

İnvetrt Şurubun Hazırlanması

Uzun süredir bi invert şurup tartışması vardı. Yapılan tartışmaları izledik ve bizim şurubu rahatlıkla yapabileceğimiz kanaatine vardık. Tartarik asit lazımdı. Arkadaşlara sordurduk, araştırdık ama bulamadık.  Ali TÜRK Abiye müracaat ettik. Kendisi bize yardın edebileceğini söylemişti. Geçen hafta içerisinde de 250 gr tartarik asiti gönderdi. Kendisine ücretini ödemek istediysek de kabul etmedi. Kendisine buradan teşekkür ederiz.
Bugün hemen hazırlamaya başladık. Çünkü zayıf olan iki kovanımıza besin takviyesi yapmak gerekiyordu. Sonbaharda ona da besleme yapmıştık ama şimdi balı kalmamış. Tahminim şerbet verirken yağmalanmış.
Ölçüler: 3 kg şeker, 1,5 litre su
Kaynayınca bir çay kaşığı tartarik asit ilave ettik.
Asiti atınca azda olsa bir köpüklenme oldu.
Kısık ateşte 20 dakika kaynattık. Aralarda karıştırıldı.
Sotunca hemen bidona koyduk. Doğru bir arıcı arkadaşın arılığına yöneldik. 
İnvert şuraba karşı çıkanlar yanlış yapılırsa arıları öldürüyor diyorlardı. Biz de önce başka birisinde deneyelim dedik. Arkadaş Eğirdir Kemik Hastanesinde memur. 3 kovanı vardı. Sonbaharda kovanlarının kontrolunü yapmıştım. Arılarının çok az balı vardı. Acilen şurup vermesi gerektiğini söyledim. Nasıl yapacağını anlattım. Ama o besleme yapmamış. 2 kovanı bir ay önce ölmüş. Bugün abi ilk sizde deniyorum bak arıların ölebilir dedim. O da zaten ikisi öldü bu da ölürse senden alırım dedi. Ortadaki beyaz kovana invert şurup verdik. 

11 Ocak 2009 Pazar

Bahara Hazırlık

Bloglardaki arkadaşlar bahar hazırlıklarına başladı. Biz de duramadık. Seneye ihtiyacımız olan malzemeri çıkardık. En öncelikli ihtiyaç olarak ballıklara ihtiyacımız vardı.
Mehmet Abi benim daha önceden lazım olur diye sakladığım kiraz tahtaları vardı. dedi. Onlardan ne kadar ballık yaparız diye yolu ele aldık. Cemal Amca planyadan geçirdi. Ölçülerine göre kesti hazırladı.
Zamanında kiraz ağacı kesilirken kovan yapımı için kullanılacağı belli olmadığından biraz kısa kesilmiş. O nedenle üç adet ballık çıktı.
Fotografta arkası dönük olan Cemal Usta. Diğeri Mehmet Abi
İşi bitirdik arabaya yükledik.
Bugün çakalım diye öğleyin buluştuk. Baktık ki bazı unuttuğumuz kısımlar var. Yine Cemal Ustanın dükkanın yolunu tuttuk. O nedenle fotografların bazıları bugünün tarihi, bazıları düne ait.
Cemal ustanın dükkanda çaktık.
Sonra benim ballık ihtiyaçlarını karşılamak için başka bir kasabadaki doğramacıların yolunu tuttuk. Adamlara bize şu kadar tahta 150 çıta lazım dedik Bunları biz kendimiz çakacağız. kaça mal olur dedik. Adamlardan hazır alsak aynı ücrete mal olacaktı. İndirin  biraz dedik. Yok 
Bunun üzerine 15 kat içerisindeki çıtalarla beraber tanesine 20 liradan anlaştık. Çalışmaktan da kurtulduk.


22 Kasım 2008 Cumartesi

Arılarımızı Kışlık Yerlerine Koyduk

Daha önce görev yaptığım ve eylülde bakanlık tarafından kapatılan lisenin bahçesindeki kasımpatılar açmış. Üzerinde de bir arı. Yabani arı mı bilmiyorum. Biraz farklıydı
Mehmet Abinin kovanları Bizim kovanlar;
Bal hasatını ağustos ayının sonunda yaptık. Bal hasatından hemen sonra yaptığımız kekleri eylül ayı müddetince verdim. Ekim ayında 2/1 oranında şerbet yaparak 3-4 defa verdim. Bu sırada varova ilaçlamalarını (perizin ile) yaptım.



Geçen hafta içerisinde arılarımızı kışlatacağımız gördüğünüz yere koydum. Fazla çıtaları alarak arıları sıkıştırdım. Çıtaların üzerini pamuklu bezle örttüm. Bezin üzerini de 4 katlı gazete kağıdı ile kapladım.


Kovanlarımızın girişlerini daralttım. Artık sadece üzerlerini naylonla örtmek kalıyor. Artık Allah'tan duamız kışı kayıpsız atlatmak. (Fotograflar bugüne ait ama tarih ayarlanmamış)




6 Ağustos 2008 Çarşamba

Bu Arılar İnsanı Şaşırtıyor




















Bundan 10 gün önce Mehmet Abinin misafiri vardı bal almak için gittik alacak doğru dürüst bir çıta bulamadık. Bugün gittiğimizde durum böyleydi.















Kovanda yavru yerleri hariç tüm kısımlar balla doldurulmuş ve sırlanmış.


















Bizim gibi gezginci arıcılık yapmayanlar bal olduğu yıllarda iki kovanı olsa dahi ailesinin tüm bal ihtiyacıni karşılayacak Şükür elhamdülillah.

15 Temmuz 2008 Salı

Arılarımızın Yerini Değiştirdik

Isparta'da artık arıların hızlı gelişimi durdu. Çiçekler azaldı. Arıların bal alabildiği bitkiler çevremizde azalınca arılarımızı daha önce kendisini ziyaret ettiğimiz arıcı Hacı Osman Amcanın arılığının yanına götürdük. ( Bu yazıyı yazarken aklıma geldi. Demekki her arıcının bir Hacı Amcası var)

Arıları götürdüğümüz yerde orman altı bitki fazla. Arıların bal aldığı söylenen dikensi bitkiler fazla. Biz buraya arıları taşıyalı nerdeyse 20 gün oldu. İlk 10 günü arılar çalışmadı. Geçen hafta iki üç defa yağmur yağmıştı. Bu da kovanlara olumlu yansımış.
Çevremizde bazı yıllarda bol miktarda nektar salgılayan meşe ormanları var.

Bu görünen ağaçlar hep meşe

18 Haziran 2008 Çarşamba

Sanal Alemin Sanal Olmayan Başarısı

Teşekkürler sanal alemdeki arıcı dostlarım. Bulunduğum bölgede bu aylarda arılarda alınacak bal olmaz diye bilinir. Bir yıldır sanal alemi takip ediyorum. Bunun faydalarını da gördük elhamdülillah. Bir tane güçlü kovanım vardı. Ona da Rabbim gerekeni vermiş.
Süzüldükten hemen sonra çekildiği için hava kabarcıkları hala çıkmakta